Bu bır süreç ve biliyorum ki bır gün geçecek.sonra beni guzel gunler bekleyecek.aslında guzel günlerin beni beklemesine dair pek bır beklentim yok laf olsun diye söyledim onu. Akışa uydu diye. Guzel gün beklentim yok belki daha az üzüntü daha kendime yakin daha benli gunler beni bekliyor olabilir yada en azından beni oyle istiyorum. Ama daha mutlu degil.
Mutlu olmayı istemenin bencilliğine inanıyorum. Mutlu olmak diye birsey yok huzurlu olmak var. Kendi izdüşümüm ile bır yerde kesisirsem orda huzuru bulacağına inanıyorum.
30 Temmuz 2012 Pazartesi
24 Temmuz 2012 Salı
der ki adam
yaralı dizlerim
koşamam ki
kapalı yollarında akamam ki
unutkan nehrinin
yolunu sormadan
bulamam ki
karlı dağlarında doğamam ki
saklı kentinin
"çok üzülme çok susma
çok darılma
çok ağlama
çok da kitap okuma"
dedi annem
"çok terleme çok yorulma
girdaplarında
boğulma
yalnızlığına çok da alışma"
güneşim olmadan
göremem ki
ay tutulurken
uyuyamam ki
karanlık olsa da
ben herkesi sevemem ki
sevmeden de
yaşayamam ki
yanlış olsa da
24 Haziran 2012 Pazar
Prime Time
Gunün belli vakitleri var. Kanser oldugum. Sabah uyandığımda ve aksam yattığımda. Bu vakitlerde istisnasiz kendimden başlayıp bütün bır kainatın varlığını yeniden gözümden geçiriyorum. Kendimi sorguluyorum. Ve bana bağlı olan herseyi. Büyüyen bır ağaç gibiyim buyudukce topraga daga kuvvetli kök salıyorum. Ve bır gün koparilacagim. Ne kadar çok kök salarsam o kadar çok canım acıyacak biliyorum. Oluyorum.
Naber
Hala taslar yerine oturmadı bak.Su yasıma geldim hala hersey belirsiz netsiz muğlak bı bakalım nolcak acaba? Havasında. Hiç imla seysinden kullanmıyorum. Gerek de yok bence. Benim derdim basımdan askın şimdi biri gelip ''dahi anlamındaki de ayrı yazılır'' dese balta ile dalarım.
Bak hayatımda hala gerizekali insanlar var. Bır insanın morali bozuk ise siz sadece siritinca komiklik yapınca onun sıkıntısı geçmiyor ustune daha da sınırı bozuluyor. Mesela ben karşındaki ciddi ise daha ciddi olurum. Karsimdaki gülüyorsa daha çok gülmem ama. Eskiden(hayatıma salaklar girmeden önce -onlar 2 kisi-) hersey ne kadar güzeldi. Bır insan bütün ruh dunyamı alt Ust edebiliyor. Aslında bilmiyorum acaba bütün ruh dunyamı alt Ust eden o mu yoksa zaten benim ruh dünyam alt üstte o yüzden mı o insana takilip kalıyorum bilemedim.
Nasıl bilebilirim onu da bilmiyorum.
Bak değişik değişik insanlar var.
Bazıları böyle çok net.
Bazıları çok sevimsiz.
Bazıları çok amaan oda öyle iste.
Bazıları çok kendi halinde-fazla-.
Bazıları akıllı-severim-.
Bazıları çok bozuk plak gibi. -bu tiplerden nefret ederim. Aynı muhabbeti aynı cumleleri kullanarak farklı on kisiye anlatma kapasitesine sahip olanlar. İsin gücün yok mü bı yürü git Allah askına ya. Oha sana.
Bazılarının iyi yaptıgı birsey var ve zekaları ile herkesi dize getirebiliyorlar.-allahım bana bunlardan ver nolur.
Bazıları kırıcı. Ve bu konuda hiç üzülmüyorlar. Bu ince bır ayrıntı. Bak bende çok kırıcı olabiliyorum ama iki hafta kırdığım için ciddi bunalım yasarım. Ama bu tipler daha değişik. Adamı kırar ama umrunda olmaz adamın tarzı budur. Bu tiplerle de anlaşırım.
Bazı tipler çok konuşur. Ayak üstü bile 10 yıl önce yaşadığı olayı bır çırpıda,olayda gecen kisilerin yüz ve mimik hareketlerini bile detaylı sekilde anlatacak kadar size detaylı anlatabilir. Cogu zaman ben onların bu fiili gerceklestirirken ki ruh halini anlayamam. Anlattığı şeyin benim için hiç bır önemi yok nitekim. Neticeye gelmemek için uzatır da uzatır. Çok sevimsiz bır olay. Ama ben artık çok sabiriliyim. Biri bunu yaparken arada soru bile sorarak çok ilgilmi çekiyormuş havası yaratabiliyorum.
Bazı insanları tanımak çok zordur. O tipler gebelere herkesle samimidirler ve yeri geldiginde baskaları hakkında değişik yorum yapabilirler size. O an bütün güvenim sarsılır ve benim hakkımda da değişik yorumlar yaptığını düşünürüm.
Neyse sonra devam edeyim karakter analizine.
Bak hayatımda hala gerizekali insanlar var. Bır insanın morali bozuk ise siz sadece siritinca komiklik yapınca onun sıkıntısı geçmiyor ustune daha da sınırı bozuluyor. Mesela ben karşındaki ciddi ise daha ciddi olurum. Karsimdaki gülüyorsa daha çok gülmem ama. Eskiden(hayatıma salaklar girmeden önce -onlar 2 kisi-) hersey ne kadar güzeldi. Bır insan bütün ruh dunyamı alt Ust edebiliyor. Aslında bilmiyorum acaba bütün ruh dunyamı alt Ust eden o mu yoksa zaten benim ruh dünyam alt üstte o yüzden mı o insana takilip kalıyorum bilemedim.
Nasıl bilebilirim onu da bilmiyorum.
Bak değişik değişik insanlar var.
Bazıları böyle çok net.
Bazıları çok sevimsiz.
Bazıları çok amaan oda öyle iste.
Bazıları çok kendi halinde-fazla-.
Bazıları akıllı-severim-.
Bazıları çok bozuk plak gibi. -bu tiplerden nefret ederim. Aynı muhabbeti aynı cumleleri kullanarak farklı on kisiye anlatma kapasitesine sahip olanlar. İsin gücün yok mü bı yürü git Allah askına ya. Oha sana.
Bazılarının iyi yaptıgı birsey var ve zekaları ile herkesi dize getirebiliyorlar.-allahım bana bunlardan ver nolur.
Bazıları kırıcı. Ve bu konuda hiç üzülmüyorlar. Bu ince bır ayrıntı. Bak bende çok kırıcı olabiliyorum ama iki hafta kırdığım için ciddi bunalım yasarım. Ama bu tipler daha değişik. Adamı kırar ama umrunda olmaz adamın tarzı budur. Bu tiplerle de anlaşırım.
Bazı tipler çok konuşur. Ayak üstü bile 10 yıl önce yaşadığı olayı bır çırpıda,olayda gecen kisilerin yüz ve mimik hareketlerini bile detaylı sekilde anlatacak kadar size detaylı anlatabilir. Cogu zaman ben onların bu fiili gerceklestirirken ki ruh halini anlayamam. Anlattığı şeyin benim için hiç bır önemi yok nitekim. Neticeye gelmemek için uzatır da uzatır. Çok sevimsiz bır olay. Ama ben artık çok sabiriliyim. Biri bunu yaparken arada soru bile sorarak çok ilgilmi çekiyormuş havası yaratabiliyorum.
Bazı insanları tanımak çok zordur. O tipler gebelere herkesle samimidirler ve yeri geldiginde baskaları hakkında değişik yorum yapabilirler size. O an bütün güvenim sarsılır ve benim hakkımda da değişik yorumlar yaptığını düşünürüm.
Neyse sonra devam edeyim karakter analizine.
17 Haziran 2012 Pazar
Nereye gitsem?
Bir arkadasın tayini Güney Kore'ye digerinin Yemen'e çıkmış sanırım Funda'nin da Amerika yada Kanada olacak. Kanada ya da macera dolu amerika istemezdim ama bir Yemen'i isterdim. Ciddi manada Müslüman bir ülkede yasamak istiyorum artık belki zorlukları daha fazla ama daha insancıl en azında. Sana gülümseyen,karşılıksız iyilik yapmaya çalışan birilerinin olması çok güzel. Burda kendimi robotla gezegeninde gibi hissediyorum ve ben de gittikçe robotlasiyorum. Sistem seni buna zorluyor. Velhasili kelam Yemen güzel yer diyorum giden arkadaşı da kıskanıyorum.
Ah Yemen vah yemen.
Yemen bana diğer Arap ülkelerinde daha farklı geliyor,turkiyeye daha yakın daha sıcak sanki.
Gidip görmek lazım tabi.
Ah Yemen vah yemen.
Yemen bana diğer Arap ülkelerinde daha farklı geliyor,turkiyeye daha yakın daha sıcak sanki.
Gidip görmek lazım tabi.
13 Haziran 2012 Çarşamba
Demekki neymiş insan ümidini kaybetmeyecekmis son iki haftadır ümitsizim performansım %75 den %11 e indi o da yemek yeme uyuma farz ibadetler. Ümitsiz yaşanmaz ki iste sedece nefes alıp verirsin,su icersin ki ceset ayakta dursun. Onu dısında yasamamın hiç bir esprisi yok. Ümit umuttur aynı zamanda,çalışırsın gayret edersin umutla beklersin ama ümitsiz olursan bu çark çalışmaz. Olmaz yani.
Kolay değil bu isler çok zor,su an bunları yazarken de ümidim yok. Sabır ile bana geri dönmesini bekliyorum.
Birde delice bir yalnızlık hissi var. Biri gelip bana seni leylekler getirdi dese inanırım. Getirdi leylekler gitti. Haber yok,etki yok,tepki yok. Birde sevdiklerin uzak kere uzak. Karışan yok eden yok,arada arayıp paran var mı dısında bir olay yok. Olsun mü? Olmasın benim kimya böyle alıştı. Şimdi biri kalkıp söyle yap et dese saçma olur sana ne yahu derim. Alışkın değilim. Bu saksı ile yasamaya alıştım.
Ha bir de çok orselendim be. Zorla gulemeyi öğrendim hemde zoru zoruna. Yap o zaman ulan diyecegim yerde aa peki yapayım demeyi öğrendim. Susmayı öğrendim. Kırmamamyi öğrendim. Kir kır nereye kadar. Bardak telefon dayanmaz.
Öyle iste ne sıkıcı değil mı
Ne berbat değil mı
Ne sınır bozucu değil mı
Hiç delirmeyen insanlar var ne garip
Evet çok garip
Bak iste yine sinapslar devreye girdi
Cizirt cizirt ediyorlar
Hani diyorum bir kuş konsa badi parmağıma ağlardim bir basıma.
Sevdadan da değil
Sinirden.
Sinirli olmak Çok kötü hele agresif olmak daha kötü.
İkisi aynı şey mı yoksa zaten.
Bekle bekle zaman geçsin.
Yaşlanayım.
Kolay değil bu isler çok zor,su an bunları yazarken de ümidim yok. Sabır ile bana geri dönmesini bekliyorum.
Birde delice bir yalnızlık hissi var. Biri gelip bana seni leylekler getirdi dese inanırım. Getirdi leylekler gitti. Haber yok,etki yok,tepki yok. Birde sevdiklerin uzak kere uzak. Karışan yok eden yok,arada arayıp paran var mı dısında bir olay yok. Olsun mü? Olmasın benim kimya böyle alıştı. Şimdi biri kalkıp söyle yap et dese saçma olur sana ne yahu derim. Alışkın değilim. Bu saksı ile yasamaya alıştım.
Ha bir de çok orselendim be. Zorla gulemeyi öğrendim hemde zoru zoruna. Yap o zaman ulan diyecegim yerde aa peki yapayım demeyi öğrendim. Susmayı öğrendim. Kırmamamyi öğrendim. Kir kır nereye kadar. Bardak telefon dayanmaz.
Öyle iste ne sıkıcı değil mı
Ne berbat değil mı
Ne sınır bozucu değil mı
Hiç delirmeyen insanlar var ne garip
Evet çok garip
Bak iste yine sinapslar devreye girdi
Cizirt cizirt ediyorlar
Hani diyorum bir kuş konsa badi parmağıma ağlardim bir basıma.
Sevdadan da değil
Sinirden.
Sinirli olmak Çok kötü hele agresif olmak daha kötü.
İkisi aynı şey mı yoksa zaten.
Bekle bekle zaman geçsin.
Yaşlanayım.
12 Haziran 2012 Salı
Basım çatlayacak gibi bir sürü belirsizlik bir sürü yorgunluk var. Kafamda filler tepisiyor sanki.
Battı balık yan gider deyip salsam belki hersey daha kolay olacak ama bir türlü bırakamıyorum. Bu belirsizlikler beni öldürecek. Hiç güneş yok,hiç hava yok,hiç atmosfer yok gibi. Ne yediğimden ne uykumdan hiç birsey anlıyorum. Kendimden de hiç birsey anlamıyorum. Hava da hep mı bulutlu olur hep mı yağmurlu olur. Beyaz bulutlara hasret kaldık,sanki atmosferdeki bütün bulutlar toplanıp bu şehrin üzerine çullanmış gibi.
AYRİLİKLAR YARA AÇAR YARA ÜSTÜNE, YAĞMUR AĞLAR SENSİZLİĞE,İÇ CEKİŞİNE..
Battı balık yan gider deyip salsam belki hersey daha kolay olacak ama bir türlü bırakamıyorum. Bu belirsizlikler beni öldürecek. Hiç güneş yok,hiç hava yok,hiç atmosfer yok gibi. Ne yediğimden ne uykumdan hiç birsey anlıyorum. Kendimden de hiç birsey anlamıyorum. Hava da hep mı bulutlu olur hep mı yağmurlu olur. Beyaz bulutlara hasret kaldık,sanki atmosferdeki bütün bulutlar toplanıp bu şehrin üzerine çullanmış gibi.
AYRİLİKLAR YARA AÇAR YARA ÜSTÜNE, YAĞMUR AĞLAR SENSİZLİĞE,İÇ CEKİŞİNE..
2 Haziran 2012 Cumartesi
26 Mayıs 2012 Cumartesi
24 Mayıs 2012 Perşembe
22 Mayıs 2012 Salı
18 Mayıs 2012 Cuma
Sıkılınca
Garip bir insan oldum ben,insan sıkınca ne yapar? Gezer,müzik dinler,arkadaşlarıyla takılır,Şiir okur,kitap okur.. Yani eskiden ben bunlari yapardım simdi ise Google'dan derste gördüğüm konuları arayıp hoşuma gidenleri okuyorum..
Ben boyle olmamaliydim
Ben boyle olmamaliydim
Bazıları hiç delirmez..
Bazıları var cok guzel yasamayı biliyorlar.Hiç bir acemilik yok.Kavramislar herseyi.Spontan olan herseyi kapidisari etmişler.Ajandalarla yasıyorlar.Ne zaman ne kadar para harcadıklarını biliyorlar.Hatta bazılarının günlük harcadıkları paraları yazdıkları minik ajandaları var.Yada yaptikari harcamaların aylık fatura listesini yapanlar.. Korkunç bir düzenleri var.Dogum günlerini unutmuyorlar yada diğer özel günleri. Boş zamanlarında planladıkları seyleri yapabiliryorlar.Planladıkları zamanlarda boş olabiliyorlar.Mesafeleri dogru koyabiliyorlar. Stabil sabit bir hayat tarzı,çantalarında korkunç bir düzen vardır. Hatta onlar hiç delirmez sanki;
bazıları hiç delirmez
ben, bazen koltuğun arkasında
3-4 gün boyunca yattığım olur
orda bulurlar beni
melaikeymiş derler
sonra gırtlağımdan aşağı
şarap döküp
göğsümü ovarlar
yağ serperler üzerime
sonra kükreyerek kalkarım
atıp tutar, köpürürüm
onlara ve evrene küfreder
bahçeye kadar kovalarım
sonra kendimi çok iyi hisseder
tost ve yumurtanın başına otururum
bir şarkı mırıldanıp
aniden
pembe besili bir balina gibi
sevimli olurum
bazıları hiç delirmez
ne korkunç hayat sürüyorlardır
Allah bilir
charles bukowski
bazıları hiç delirmez
ben, bazen koltuğun arkasında
3-4 gün boyunca yattığım olur
orda bulurlar beni
melaikeymiş derler
sonra gırtlağımdan aşağı
şarap döküp
göğsümü ovarlar
yağ serperler üzerime
sonra kükreyerek kalkarım
atıp tutar, köpürürüm
onlara ve evrene küfreder
bahçeye kadar kovalarım
sonra kendimi çok iyi hisseder
tost ve yumurtanın başına otururum
bir şarkı mırıldanıp
aniden
pembe besili bir balina gibi
sevimli olurum
bazıları hiç delirmez
ne korkunç hayat sürüyorlardır
Allah bilir
charles bukowski
14 Mayıs 2012 Pazartesi
Yine geceler..
Saat 00:16 ve gece daha yeni başlıyor.. Bir redbull uyanık kalmak icin birebir sabah uyandığın zaman ki mide bulantisi dayanılmaz olsa bile.Sabah erkenden kalkıp çalısmaya başladım hala çalışıyorum hep çalışıyorum gezmiyorum,yemiyorum,içmiyorum çalışıyorum.. Hayatın cok değişik bir yasam formu. Hayatımın hiç bır döneminde bu kadar çalıştığımı hatırlamıyorum. Bu hafta yapmam gereken bir cok sınav var,surda burda gezen dolaşan mutlu resimler paylaşan insanlar görüyorum. Onceden cok değerli profesörlerimi anlamazdim,nasıl yaşıyor bunlar boyle diye,simdi ise tam tersine bu gezen tozan hayatın keyfini cikarabilen insanlara uzaylı gibi bakıyorum. Boyle olacağı hiç aklıma gelmezdi. Mastira ilk başladığım zaman tanıştığım bir profesör vardı. Genelde odasında oluyor yada konuşma odasında orda degilse uni'nin gölünün kenarında purosunu içip gazetesini okuyor. Adamın hayatı bu. Bakınca boyle devam edersem benimde o yönde gidiyor. Puro hariç^^ bunu isteyip istemediğimden emin olmadığım halde deli gibi ders çalışıyorum.Gelecek hakkında hiç bir fikrim yok ama gidişat Herr Titulauer'dan farksız görünmüyor..
6 Mayıs 2012 Pazar
Pazarlar...
Yağmurlu havaları cok severim,yağmur oncesi bulutların nasılda toplanıp yağmuru getirdiğini izlemek icin cok guzel bir yer burası.Kafa dinlemek icin.. Beklerim beklerim taki iyice üşüyene kadar. Her ne kadar oldugum sehri sevmesem de pazar gunü sakinliği çok guzel.Sokağa çıktığında terk edilmiş gibi bir izlenimi var bomboş sokakların.. Eksik olan birseyler var ama.. Yalnız ıslanmak cok tatsız tuzsuz..
4 Mayıs 2012 Cuma
Cumartesi
Üzgün
Pişman
Dargın
Kızgın
Eksik
Gedik
Geç kalmış
Bilmez
Emin değil
Hep yanlış bir şey
Sabırsız
En cok da ahmak
Cehul
Gayya
Pişman
Dargın
Kızgın
Eksik
Gedik
Geç kalmış
Bilmez
Emin değil
Hep yanlış bir şey
Sabırsız
En cok da ahmak
Cehul
Gayya
1 Mayıs 2012 Salı
18 Nisan 2012 Çarşamba
Bu ayaklar çok yol aldı,ayaklar yol aldıkça dışa doğru yapılan yolculuk içe dönmeye daha enteresan pekde eğlenceli olmayan bir hal almaya başlıyor bilir misin?Hep afilli cümleler duyardım ''insanın kendinin kilometrelerce uzağında olması'' gibi.Şimdi bakıyordumda yaklaştıkça uzaklaşıyormuş gibi hissediyorum.Aynı izdüşümünde buluşamıyorum kendimle(içteki ben).Çukur aynalar gibi yada tümsek hatırlamıyorum cisim aynaya yaklaştıkça görüntü büyüyerek uzaklaşıyor.. Söylese bana bir bilge şahıs bu işler böyle mi?
Ben diyorum ki yol iyidir,yol.
Gidecek çok yolum var belkide daha bilemiyorum.
Yolun sonunda nasıl bir ''ben'' ile karşılaşacağım acaba?
bir filmden
Gitmek cesaret ister ufaklık.
Gidecegin yer neresi olursa olsun.
Sevdiklerinle arana mesefe girince.
Varış yerinin hiç bir anlamı kalmaz.
Vedalaşmakta zor iştir biliyor musun?
Oturursun geminin kıçına.
Bakarsın sevdiklerine, gittikçe ufalırlar, ufalırlar, kaybolurlar
O zaman anlarsın işte.
Vedaşalmak asıl kalana değil, gidene koyar!
Gidecegin yer neresi olursa olsun.
Sevdiklerinle arana mesefe girince.
Varış yerinin hiç bir anlamı kalmaz.
Vedalaşmakta zor iştir biliyor musun?
Oturursun geminin kıçına.
Bakarsın sevdiklerine, gittikçe ufalırlar, ufalırlar, kaybolurlar
O zaman anlarsın işte.
Vedaşalmak asıl kalana değil, gidene koyar!
100 defa söyledim sana hüzünlü değilim, mizacım böyle.
Bak şarabımla beraberim.
Çocukluğumdan beri hayaller kuruyorum
Şarabımdan ayrılmadan hem de.
Ben şarabımdan ayrılmıyorum.
O da bana, bunca gidene rağmen hala hayal kurdurtmaya devam ediyor.
Bak şarabımla beraberim.
Çocukluğumdan beri hayaller kuruyorum
Şarabımdan ayrılmadan hem de.
Ben şarabımdan ayrılmıyorum.
O da bana, bunca gidene rağmen hala hayal kurdurtmaya devam ediyor.
Ne olmuş yani büyük adam olamadıksa?
Hayallerimizi satmadık ya ?..
Hayallerimizi satmadık ya ?..
sevgi mi
insanlar konusunda pek yanılmıyorum artık.Şaşırmıyorum yani.İnsanlar gerçekten çok ham ruhlu kimi neyi neden sevdiklerini sorgulamadan seviyorlar.. Bu duygu ve düşünceyi anlamış değilim ben birini sevmeye başladığım vakit başını sonunu her açıdan ölçerim,karşımdaki kişinin karekterini tahlil eder gelebilecek olası hal tavırlara karşı hazırlıklı olurum.Ama çoğu insan kör kütük bodoslamasına dalıyor sevmeye realiteyi olabildiğince kapı dışı ediyor.Sizi seven insanların neden sizi sevdiğini düşünün,sizi siz olduğunuz için m seviyor yoksa sizden gelen menfaati mi seviyor menfaat denince sadece maddi bir menfaati düşünmeyin genellikle manevi menfaat tercih edlir;sevildiğini,değer gördüğünü,birinin onun için endişelendiğini bilmek.. Bunlar yanlış değil tabiki en doğal istekler ama bunların arkasında bazı pürüzler çıktığı zaman yani sizden karşı tarafa aktarılan menfaat azaldığı vakit o zaman o insanın gerçek sevgi ve muhabbetini anlarsınız.Diyeceğim o ki kimseyi,hiç kimseyi körü körüne sevmeyin.Sevgi önemli bir mevzu,öyle bir ayarda tutmak lazım ki lezzeti elemli bir telezzüz olmasın.. İlem eyyühel aziz.. vesselam
11 Nisan 2012 Çarşamba
İnsanlar diyorum..
Her insan icin bir not düşsem hayatıma nasıl birsey olur ki? O kadar coklar ki,hayatımın her devresinde ayrı insanlarla güldüm,ayrı insanlara kızdım,ayrı insanlari sevdim.. Duygu yıpranması yasıyorum kimse artık cok özel değil,sadece obje gıibi geliyor. Karsına oturuyorlar bazen hayatının göbeğine oturuyorlar,konuşuyorsun,paylaşıyorsun,anlatıyorsun,dinliyorsun bazen beraber farklı ülkelere seyahat ediyorsun ama geride birsey kalmıyor. Cok fazla insan eskittim,böyle mı olmalıydı. Yanlış iliskiler mı kuruyorum, farklı mı olmalı.. Geriye birseyler kalmalı değil mı?
Artık yeni bir insan daha tanımak istemiyorum,kimsenin hikayesi umrumda değil..
Kimseyi dinlemek istemiyorum,kimsenin ne yaşadığını merak etmiyorum.
Artık yeni bir insan daha tanımak istemiyorum,kimsenin hikayesi umrumda değil..
Kimseyi dinlemek istemiyorum,kimsenin ne yaşadığını merak etmiyorum.
Venedik/2012-Nisan
| tren garından çıkınca göreceğiniz manzara |
Venedik denince şehrin içinde akan kanallar vs aklıma gelmişti ama şehrin tamamen sular ile kaplı olacağını hayal etmemiştim.Venedik sınırları içerisine girer girmez gözlerimi açtığımda sular üzerinde olduğumuzu, tren garına doğru ilerlediğimiz fark ettim.Su üzerine inşa edilmiş ''tren garı'' enteresan bir yapı.Tren garından indiğimizde ise bizi karşılayan yine su kanalları oldu..Farklı birşey beklmeyin Venedik'te..
san marco meydanına gidiyorsunuz ilk olarak vapur
ile(6,5€) yaklaşık 50dk sürüyor,harika bir kanal manzarası izleyebilirsiniz,kenara yanaşmak için mücadele edebilrsiniz,kibar insanlar size yer veriyor.Daha sonra kahvaltı yapma gereği hissettik 8 saatlik 6 kişilik vagonda 7 kişi yatarak geçirilen tren yolculuğundan sonra./bu kısım gerçekten korkunçtu diyebilirim,ayağını uzatarak yatmak nimetmiş,hatta bingöle giderken kullandığım Kiğı-Karakoçan acentası bile nimetmiş./Kafeler biraz pahalı o meydanda,paraya kıymak zorundasınız,cimrilik yapıp sadece expresso içmeyin zehir gibi.Bu arada nasıl bir yol izleyeceğimize karar verdik;
Sonra şehirde turlamaya başladık,görüntü fix;kanal,köprü,kanal,köprü.. Kaybolma riskininz yüksek,yolu bulmak için aynı kprünün üstünden dört beş kez geçtğimiz oldu.. Ama manzara o kadar hoş ki;bu bile çok zevkli..
Pizza'da yiyelim dedik,bazı arkadaşlar pizzayı beğenmedi ama ben çok beğendim,bildiğin italyan pizzasi.. Bizim arkadaşlar annelerinin bol malzemeli,kalın hamurlu pizzasından beklediler galiba.. Mekanlar çok şirin zaten,sırf mekan için bile değer.Çay 4€80cent misal,bilin bunu.Pizza en ucuz 9€ ve masa ücreti de ödemek zorundasınız 17€ ödedik biz.(PARA ÖNEMLİ BİR FAKTÖR)
Venedik görülmeye değer harika bir şehir.. son olarak sıralıyorum;Paris>venedik>Prag
not:hediyelik eşyalar ucuz(tek bir hediye bile almadım)
10 Nisan 2012 Salı
Ayrılık
Bir yerde okudum ki gözünden öpmek ayrılık demekmiş,oysa babam yıllarca hep gözümden öptü beni.Bunda mı dersin bu ayrılık..
6 Nisan 2012 Cuma
Hikmet lazım bize..
Hikmet, hikmeti anlamayı gerektirir.
Muhatap sağırsa, müziğin hiçbir anlamı yoktur.
.
W. Lippmann
Muhatap sağırsa, müziğin hiçbir anlamı yoktur.
.
W. Lippmann
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












